24 Mart 2008 Pazartesi

Paul Thomas Anderson

Booge Nights, Magnolia, Punch Drunk Love, There Will Be Blood gibi filmlerin yönetmeni... Magnolia ile Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı, Punch Drunk Love ile de Cannes Film Festivali'nden Altın Palmiye ile dönmüştür. Kan Dökülecek ile de hem yönetmen hem de film kategorisinde Oscar'a aday oldu ama No Country for Old Men'e tosladı. Punch Drunk Love ile de Cannes'dan ödülle dönmesi tartışıldı. Ben bu filmi izlemedim ama orada ödüllendirilen filmler daha "sanatsal" ağırlıklı olduğu için sonucun şaşırtıcı olduğu herkes tarafından kabul ediliyor. Fakat bu Paul Thomas Anderson'un kötü bir yönetmen olduğunu göstermiyor. Ben sadece iki filmini izledim fakat bu adam gerçekten yetenekli ve iyi bir kalemi var. Boogie Nights'da kullandığı çok karakterli senaryoyu Magnolia'da biraz daha geliştirip "kesişen yollar" hikayesine dönüştürmüştür ki bu olay benim bildiğim kadarıyla ilk defa bu filmde kullanıldı. Kesin öyle olduğunu söylemiyorum ama benim hatırladığım bu yani. Zaten daha sonra bu teknik Crash'te de kullanıldı ve Oscar ile ödüllendirildi. Senarist Guillermo Arriaga ve yönetmen Alejandro Gonzales Inarritu ikilisi Paramparça Aşklar Köpekler , 21 Gram ve Babel'de olayın -amiyane tabirle- bokunu çıkartmışlardır ki bu filmler de harikadır. Bu saydığım filmler P.T.Anderson'un kullandığı yapıyı biraz daha allayıp pullayıp alıp başlarını yürürken P.T.A geri planda kalmıştır. Haksızlık edildiğini düşünürüm bu adama. Ayrıca Boogie Nights ve Magnolia isimli filmlerinde dikkatimi çeken nokta ise ebeveynlerin çocuğuna karşı iyi davranmaması, kendilerinin işe yaramaz bireyler olduğuna inandırılmak istemeleridir. Bu konuya parmak basması kendisine karşı olan sempatimi arttırmıştır. Filmlerinde insancıl bir altyapı görürüm kendi adıma. İnsana insan gibi davranmak gerektiğini vurgular. En azından ben böyle bir ders çıkarabilirim kendi adıma. Magnolia'da kadınları zayıf karakterler olarak göstermekle suçlansa da aslında tam tersidir yani bu durum. Kadınlara karşı düşüncesini Boogie Nights'da açıkça ortaya koyduğunu düşünmekteyim. "O duvardaki bir delik değil adamım! Ona biraz saygılı davran. O bir kadın" repliğinden bunu anlamak mümkündür. Magnolia'da da filmin en baskın karakterlerinden birisini bir kadın deşifre eder. Severim bu adamı, çektiği filmleri, yazdığı senaryoları. Belki gereksiz bir bilgi ama steady cam'i ve jimmy jib'i bolca kullanır.

0 Yorum:

  © Blogger template 'Salji Fuji' by Ourblogtemplates.com 2009 Giriş

En Üste Çık