İstanbul'da yaşayan Z. henüz 12 yaşındayken Kur'an-ı Kerim'i beş kere hatim etmişti. Beş vakit namazı uykuya düşkün olduğu için kaçırsa da sonraları kazasını kılardı. Çevredekilerce dini bütün, efendi, saygılı olarak tanımlanan Z.'nin dersleri de çok iyiydi. Bilgi yarışmalarına falan sürekli o gönderilirdi.
On beşinci yaşını doldurduğu gece garip bir rüya gördü Z. ve o sabah kahvaltıda annesine, askere gittiğinde şehit olacağını söyledi. Annesi şaşkınlıktan elindeki çaydanlığı düşürdü. Peynir çaya bulandı, zeytinler boğuldu, reçel acayip bir şey oldu, yumurtanın tadı kaçtı, çatallar ıslandı ve halı haşlandı. Bunların dışında kimseye bir şey olmadı.
Tüm bunları zihninde kurgulayan Z., kimseye bir şey söylememenin en iyisi olacağını düşündü. Annesine, babasına, birlikte takıldığı kızlara, dostlarına, sınıf arkadaşılarına, gittiği camilerin imamlarına, sohbet ortamındaki abilerine, Hac'ca gidip gelen büyüklerine bile bundan bahsetmedi.
Lise sondayken edebiyat öğretmeninden duyduğu Kafka'ya ilgi duymaya başladı. Ama bu ilgi sadece onun hayat hikayesine karşıydı. Herhangi bir eserini alıp okuma zahmetine bile kalkışmadı. Sırf hayat hikayesi yüzünden Kafka gibi olmak istediğine karar verdi ve Kafka okumamaya devam etti. Yazdı, sadece yazdı. Lise son biterken hala Kafka olmak istiyordu ve hala herhangi bir Kafka eseri okumamıştı (Yerim öyle ilgiyi!)
Askerlik vakti yaklaştıkça tutuşmaya başladı ve çeşitli yollardan çürük raporu almaya çalıştıysa da sonunda kaderci bir tavır takınıp "Hayırlısı..." diyerek askere gitti. Acemi birliğini Manisa Kırkağaç'ta geçirdi. Çok dayak yedi, daha önce duymadığı küfürler işitti. Bazı zamanlar kendisini tuvalete kapatıp ağlama krizlerine giriyordu. Daha acemi birliğindeyken dünya ona dar gelir olmuştu.
Usta birliğine teslim olmadan önce evine beş kilo daha zayıf dönmüştü. Gözleri çukurlaşmıştı, saçları biraz dökülmüştü, ayakkabıları bir numara büyük geliyordu, donları belinden düşüyordu.
Usta birliğini Tunceli'de jandarma komando olarak geçiriyordu.
2 Yıl Sonra
Gazetecilik okuyan ve Z.'nin çocukluk arkadaşı olan Y.'nin odasını karıştırdığı sırada Z.'nin yazdıklarını bulması zor olmadı.